Her hikâye yazılmadan çok önce başlarEvery story begins long before it is written

Doğanın, anıların ve sessiz anların hikâyelere dönüştüğü yer.Where nature, memories, and quiet moments become stories.

Arzu Saydam
📍 Nova Scotia, Kanada'da yaşıyorBased in Nova Scotia, Canada 🇹🇷 İstanbul doğumluBorn in Istanbul, Türkiye 🌍 40'tan fazla ülke gezdiTraveled to 40+ countries 🌿 BahçıvanGardener ✍️ YazarAuthor 📚 Hayat boyu öğrenmeye inanan biriLifelong learner 🏡 Sutton Group Professional Realty'de Associate BrokerAssociate Broker, Sutton Group Professional Realty

Bir gün yazar olacağımı hiç düşünmemiştim. Hayat, sadece anlatmaya değer hikâyeler biriktirdi. Bazıları uzak ülkelerde karşıma çıktı. Bazıları kendi bahçemde. En çoğu ise, çoğu insanın fark etmeden geçip gittiği sessiz anlarda.I never imagined I would become a writer. Life simply kept giving me stories worth remembering. Some were found in distant countries. Others in my own backyard. Many appeared in the quiet moments that most people pass without noticing.

Yıllar içinde şunu öğrendim: Gittiğimiz yerler, tanıdığımız insanlar ve bazen sıradan görünen küçük anlar, kim olduğumuzu fark etmeden şekillendiriyor.Over the years, I came to realize that the places we visit, the people we meet, and even the smallest moments have a way of shaping who we become.

Yazmak, benim için o anları korumanın bir yolu oldu. Cevaplar verdiğim için değil... Hayata ve kendimize biraz daha yakından bakabilmek için.Writing became my way of preserving those moments. Not because I believe I have all the answers, but because I believe every story has the power to help us see life — and perhaps ourselves — a little differently.

Bugün zamanımı yazmaya, bahçeme, fırsat buldukça yeni yolculuklara ve Kanada'nın Nova Scotia eyaletinde sürdürdüğüm gayrimenkul danışmanlığına ayırıyorum.Today, I divide my time between writing, gardening, travelling whenever I can, and my work as a real estate professional in Nova Scotia, Canada.

İster bir kitapta, ister haftalık bir yazıda, ister küçük bir gözlemde... Amacım hep aynı: bir anlığına yavaşlamak, biraz daha dikkatle bakmak ve sıradan görünen hayatın içinde saklı hikâyeleri birlikte keşfetmek.Whether through a book, a weekly story, or a quiet observation, my hope is always the same: to invite you to slow down, look a little closer, and discover the extraordinary hidden within ordinary life.

Hoş geldiniz. Burada olduğunuz için minnettarım.Welcome. I'm grateful you're here.

BiyografiBiography

İstanbul'da doğup büyüyen Arzu Saydam, hayatı boyunca insanları, şehirleri ve sessizce yanımızdan geçen hikâyeleri merak etti.Born and raised in Istanbul, Türkiye, Arzu Saydam has always been fascinated by people, places, and the stories that quietly shape our lives.

Uluslararası bankacılık, üst düzey yöneticilik ve gayrimenkul alanlarında çalıştı. Farklı meslekler, farklı ülkeler ve farklı insanlar tanıdı. Ancak bütün bu yıllar boyunca değişmeyen tek şey gözlem yapma tutkusu oldu.Her professional journey has taken her through international banking, senior management in different companies, and real estate, but writing has remained the constant thread connecting every chapter of her life.

Kırktan fazla ülkeye yaptığı yolculuklar, doğaya duyduğu ilgi ve hayatın küçük ayrıntılarına gösterdiği dikkat, yazılarının temelini oluşturdu.Having travelled extensively across more than forty countries, she finds inspiration not only in extraordinary destinations but also in the simple moments that often go unnoticed — a conversation, a garden in bloom, an old photograph, or a familiar street seen with new eyes.

Bugün Kanada'nın Nova Scotia eyaletinde yaşayan Arzu Saydam, yazarlığın yanı sıra Broker olarak gayrimenkul sektöründe çalışmalarını sürdürmektedir.Today she lives in Nova Scotia, Canada, where she continues to write while working as an Associate Broker in real estate. Her books reflect her lifelong curiosity about nature, memory, resilience, and the many ways we find our way back to ourselves.

İlk kitabı Bahçemin Sessiz Bilgeliği, doğanın her mevsiminde saklı olan hayat derslerini anlatırken, okurlarını yavaşlamaya, dikkatle bakmaya ve yaşamın sessiz bilgeliğini yeniden keşfetmeye davet ediyor.Her debut book, The Gentle Wisdom of My Garden, explores the life lessons quietly offered by nature, inviting readers to discover wisdom in every season.

Arzu ile Kısa Bir SohbetA Conversation with Arzu

Her zaman yazar olmak mı istediniz?Did you always want to become a writer?

Evet. Hatırlayabildiğim en eski yıllardan beri yazmak istedim. Ama bunu yapabileceğime hiç inanmadım. Uzun yıllar boyunca hikâyeler içimdeydi; yazarların benden çok farklı, daha yetenekli, daha cesur insanlar olduğunu düşündüm. Sonra bir gün eski notlarımı karıştırırken yıllar önce kendime yazdığım küçük bir kâğıt buldum. Üzerinde sadece şu yazıyordu: "Bir gün kitap yazacağım." Gülümsedim. Belki de içimdeki yazar hep oradaydı — sadece benim ona inanmamı bekliyordu.Yes. For as long as I can remember, I wanted to write. I just didn't believe I could. For years, I carried stories inside me, convinced that writers were other people — people with extraordinary talent, perfect words, and endless confidence. Then one day, while sorting through old papers, I found a note I had written years earlier. It simply said: "One day, I will write a book." I smiled. Perhaps the writer had been there all along. She was simply waiting for me to believe in her.

İlk kitabınızı yazmaya başlamanızı sağlayan neydi?What made you finally write your first book?

Yıllarca yazmanın başkalarının yaptığı bir şey olduğunu düşündüm. Sonra bir gün mükemmel zamanı beklemenin hiçbir anlamı olmadığını fark ettim. Hikâyeler yeterince uzun süre beklemişti. Eğer o gün başlamasaydım, belki de hiç başlamayacaktım. Hazır olduğum için değil — cesaret edebildiğim için yazmaya başladım.For years, I believed writing was something other people did. Then one day I realized there would never be a perfect time. The stories had waited long enough. If I didn't write them then, perhaps I never would. So I began — not because I felt ready, but because I finally found the courage.

Her gün yazar mısınız?Do you write every day?

Her gün yazmam, ama her gün gözlemlerim. Yazmak benim için bilgisayarın başına oturduğum an başlamaz — dikkat etmeye başladığım anda başlar.Not always. But I observe every day. Writing begins long before I sit in front of a keyboard. It begins with paying attention.

Hikâyeleriniz nereden geliyor?Where do your stories come from?

Her yerden. Bir bahçeden, bir havaalanından, bir çocukluk anısından, hiç tanımadığım bir insanın gülümsemesinden. Bazen tek bir cümle, koca bir hikâyenin başlangıcı oluyor.From everywhere. A garden. An airport. A childhood memory. A stranger's smile. A forgotten photograph. Sometimes all it takes is one sentence to begin an entire story.

Yazmaya başlamadan önce kitabınızı tamamen planlar mısınız?Do you plan your books before you write?

Hayır, tam olarak değil. Genellikle hikâyenin nerede başladığını bilirim, ama beni nereye götüreceğini çoğu zaman bilmem. Onu yazarken keşfetmeyi severim.Not completely. I usually know where a story begins. I rarely know where it will take me. I enjoy discovering it along the way.

Okurlarınızın kitaplarınızdan yanlarında neyi götürmesini istersiniz?What do you hope readers take away from your books?

Herkesin benimle aynı fikirde olmasını beklemiyorum. Sadece bir an durmalarını, hayata biraz farklı bakmalarını ve belki de sayfaların arasında kendilerinden küçük bir parça bulmalarını isterim.I don't expect readers to agree with everything I write. I simply hope they pause for a moment, look at life a little differently, and perhaps recognize a small part of themselves somewhere in the pages.

Yazmak size ne öğretti?What has writing taught you?

Cesaretin her zaman başlamadan önce gelmediğini öğretti — bazen tam da korktuğumuz şeyi yaparken büyüdüğünü.That courage doesn't always arrive before we begin. Sometimes it grows while we're doing the thing we were afraid of.

Okurlarınız sizi sadece tek bir şeyle hatırlayacak olsalar, bunun ne olmasını isterdiniz?If your readers remember only one thing about you, what would you like it to be?

Merak etmeyi hiç bırakmadığımı hatırlasınlar isterim. Beni ülkeler arasında dolaştıran da, bahçelere götüren de, kitap yazdıran da hep merakımdı. Merak bana daha dikkatli bakmayı, daha çok soru sormayı ve öğrenmeye devam etmeyi öğretti. Eğer yazdıklarım bir insanın dünyaya ya da kendisine biraz daha merakla bakmasını sağlayabilirse, yazdığım her sayfa amacına ulaşmış demektir.That I never stopped being curious. Curiosity has taken me across countries, into gardens, through books, and into conversations with people I might never have met otherwise. It has taught me to look beyond what is obvious, to ask questions, and to keep learning. If my writing inspires someone to become a little more curious about the world — or about themselves — I will feel that every page was worth writing.